Drop Down MenusCSS Drop Down MenuPure CSS Dropdown Menu




26 Haziran 2014 Perşembe

Hayalperest :)

Hayalperest, kitabevlerinde gezerken sürekli karşıma çıkan bir kitaptı. Önünden geçip geri dönüp sayfalarını karıştırıp "neyse şimdi almayayım, sonra bakarım" demiştim ama içinde beni çeken/çekecek şeyler olduğunu da hissetmiştim. Derken Elif'e kavuşmaya günler kala aldım ve masaya koydum.
Loğusa zamanında insan boş vakti olursa sadece uyumak ve dinlenmek istiyor. Bence arkadaş sohbeti bile çok :) Hadi arada da yemek yiyelim.. Ben şanslıydım ki anneler bizimleydi ve ben gerçekten dinlenme imkanı buluyordum. Elif uyuduğu dakika ben de hoop yatağa; zaten pijamamı hiç çıkarmıyordum. (arada değiştiriyordum :))
İşte bu günlerde kitap okumamayı tercih ettim; çünkü kafam çok bulanıktı. Okuduğumu anlayamam diyordum. İşte o ara masaüstündeki "Hayalperest" ile göz göze geldim. Okumaya hala niyetim yok. Sadece bir göz atıp kütüphaneye kaldıracağım.
Ama o da ne??!!!
Bu nasıl bir kitap?
"MOMO" kokusu alıyorum.
Kokuyu takip ettikçe mutfağa da ulaştım; derken tüm evi gezivermişim.
Evdekilerin "Elif uyudu hadi sen de uyu"larına aldırmadan(ya da yatağın içinde çaktırmadan) soluk almadan okudum bu kitabı.
Yaklaşık 2 ay önce.
Bitirir bitirmez "yeni yazı" linkine tıkladım ve taze taze fikirlerimi yazayım dedim. İşte şimdi ancak yazabiliyorum :) Doğal olarak da o ilk an'ın büyüsü yok üzerimde.
Ama bende bıraktığı etkinin yıllaaaar da geçse gideceğini sanmam.
Benim huyumu biliyorsunuz; kitabın konusunu anlatmaktan çok "bende uyandırdığı duyguları" paylaşmayı severim. Zira konusunu google'da aratınca herkes bulabilir...
"Okuruma,
Bu kitap senin için.
Ruh ve yıldız arasındaki
O sonsuz boşlukta gezin.
Seni orada bekliyor olacağım." PMR

"Ben şiirim
Şairini yakalamayı bekleyen.
Cevapları olan
Bütün soruları
Ben sorarım.
Kimseyi seçmem.
Herkesi seçerim.
Daha yakına gel...
eğer cesaretin varsa.
Neftali Reyes kitap okumayı, çekmecesinde anılar/kelimeler biriktirmeyi, Bianca'yı, üvey annesini, kızkardeşini, ağabeyini, kuğuları, Monuok kuşunu, Orlando dayısını, oyuncak koyununu seven; matematiği, despot babasını, yüzme öğrenmeye zorlanmasını, kekemeliği ile dalga geçilmesini sevmeyen bir çocuk.
İşte bu kitapta birbirinden güzel resimler arasında Neftali'nin yaşadıklarını oldukça yalın ve etkileyici bir dil ile okuyoruz. Kuğuların anlatıldığı bölümde ağlamamak mümkün değil.
Ünlü şair Pablo Neruda'nun hayat hikayesi olduğunu kitabın sonlarında öğrendim.
Benden kitap tavsiyesi isteyen bir arkadaşıma Hayalperesti önermiştim.
Kitapçıda sormuş,bulunduğu rafı görünce ve galiba içine bakmadan "Ama bu çocuk kitabı"demiş.
Bence hiçbir kitap "sadece çocuk kitabı"değil; hele ki Hayalperest hiç değil :)
Yetişkin kitaplarını artık çok fazla okumuyorum ama "çocuk kitapları"ndan Üç Kedi Bir Dilek'i, Masal Battaniyesini, Balık'ı ve daha nicelerini yetişkin kitaplarına değişmem. 
Elbette ki demek istediğim birinin diğerinden "üstün" olduğu falan değil.
Ama paylaşmayı bilmeyen birine 1000sayfalık bir romandansa Masal Battaniyesini hediye etmeyi tercih ederim.
Konuyu sanırım biraz dağıttım :)
Hayalperest bana -ara ara ağlasam ve o babaya çok kızsam da- umut veren bir kitap oldu.
Tıpkı Momo gibi, Balık gibi...

HERKESE KENDİ HAYALİNİN PEŞİNDEN KOŞMA CESARETİ BULACAĞI MUTLU GÜNLER DİLERİM(Z)

6 yorum:

  1. bu kitabı mutlaka okuyacağım :)

    YanıtlaSil
  2. Momo kokusu demek. Benim de en sevdiğim Michael Ende kitabıdır. Listeme aldım, teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitapla ilgili yorumlarınızı bekliyorum :)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...